Prof. Dr. Orhan Tatar: Vatandaşlarımızda afetlere karşı farkındalık yaratmak zorundayız

Samsun’da ‘Destek AFAD Gönüllüsü 301 Din Görevlisi ve 74 Sağlık Çalışanının Kimlik Kartı Teslim Töreni’ gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen kimlik kartı teslim törenine Samsun Valisi Orhan Tavlı, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, AFAD İl Müdürü Levent Uçarlı, Samsun İl Müftüsü Seyfullah Çakır, protokol üyeleri ve AFAD Gönüllüleri katıldı. 17 ilçeden gelen din görevlileri ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi (OMÜ) sağlık çalışanları; toplam 10 günlük eğitim sürecinde ilkyardım, psikososyal destek ve insani yardım, yangın ve hafif arama ve kurtarma alanlarında eğitim aldı.

‘TEDBİR ALMAK ÖNEMLİ’

Türk milletinin 6 Şubat depremlerindeki duruşunun tüm dünyaya örnek olduğunu söyleyen Samsun Valisi Orhan Tavlı, “6 Şubat depremleri tüm afetlere hazırlıklı olmamız gerektiğini hepimize çok acı bir şekilde yeniden hatırlattı. Asrın felaketinde devletimiz, tüm kamu kurumlarımız, vatandaşlarımız seferber oldu. Asrın felaketinin yanında asrın dayanışması da sergilendi. Afetlere hazırlıklı olmak, önceden tedbir almak önemli” diye konuştu.

’85 MİLYON İNSANIN ETKİLENDİĞİ BİR FELAKET’

6 Şubat depremlerinin etki alanının bazı Avrupa ülkelerinin yüzölçümünden daha fazla olduğunu söyleyen AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ise “6 Şubat’ta yaşanan deprem bazı insanların hafife aldığı gibi değil, gerçekten büyük bir felaket. Dünya ölçeğinde, bu ölçekte 9 saat arayla, birbirinden farklı iki ayrı bölgede, 7 tane ayrı fay parçasının kırılması ve yaklaşık 120 bin metrekarelik alanı kapsadı. Bu alan Avrupa’nın birçok ülkesinin yüzölçümünden daha fazla. Örnek verecek olursak, Danimarka, İsveç, Hollanda, Bulgaristan gibi bu kadar büyük bir alandan bahsediyoruz. Yaklaşık 14- 15 milyon insanın doğrudan etkilendiği ama sosyolojik olarak baktığınızda aslında 85 milyon insanın etkilendiği bir felaketten bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZ AFETE AÇIK BİR ÜLKE’

Afetlere karşı hazır olunması gerektiğini belirten Tatar, “Ülkemiz birçok afete açık bir ülke. Aslında bu kadar güzel bir coğrafyaya sahip olmanın da bedeli var. Bu bedel aslında bir yandan faylar depremleri oluştururken bir deprem tehlikesi yaratırken; bir yandan da aslında böyle güzel bir coğrafyanın oluşmasını sağlıyor. Ovalarımızı, birçok farklı jeolojik yapının oluşmasını sağlıyor. Bu gerçekten hareket ederek özellikle bizim bu tür afetlere karşı hazır olma zorunluluğumuz var. Burada en temel, en kritik şey, risk azaltmadır. Hücrelerimize kadar hissedecek şekilde bu anlayışa sahip olmamız gerekiyor. Şu ana kadar sadece AFAD’ın deprem bölgesine harcamış olduğu rakam 100 milyar TL’nin üzerinde. 2024 yılı içerisinde de deprem bölgesinde kalıcı konutları yapması için AFAD’a 672 milyar TL verilmiş. AFAD hak sahipliği süreçlerini yürüten kurum. Yani TOKİ bizim adımıza kalıcı konutları yapıyor. Biz de hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ediyoruz” dedi.

‘SİSTEMİMİZDE 1 MİLYON 454 BİN GÖNÜLLÜMÜZ VAR’

17 Ağustos 2024 tarihine kadar 100 bin Destek AFAD Gönüllüsü eğitmeyi hedeflediklerini söyleyen Tatar, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Vatandaşlarımızda afetlere karşı farkındalık yaratmak zorundayız. Bir afet olduğunda vatandaşlarımızda doğru davranış değişikliğini yaratamazsak, yine problemler yaşarız. Bunun örneklerini 6 Şubat depremlerinde gördük. Bunları muhakkak halletmek zorundayız. AFAD gönüllülük sistemini ileri bir noktaya getirmek istiyoruz. Deprem öncesinde bizim sisteme kayıtlı 620 bin gönüllümüz varken, şu anda 1 milyon 454 bin civarında vatandaşımız var. Bunun içerisinde de 275 bin civarında vatandaşımız da temel AFAD gönüllüsü olmuş. Temel AFAD gönüllüsü olduktan sonra artık siz, Destek AFAD Gönüllüsü olmaya adaysınız. 17 Ağustos 2024 tarihinde 100 bin Destek AFAD Gönüllüsü olsun istiyoruz. Çok sayıda AFAD gönüllümüzün, 6 Şubat’ta sahada olduğunu biliyoruz. İlk gün 11 bin gönüllümüz sahaya gitti. Toplamda 35 bin 400 civarında gönüllümüz orada görev yaptı. Bu eğitimlerin sürdürülebilir ve sürekli olması çok önemli.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*